Herkese tekrar merhabalar... Uzun bir ara tatil dönemi oldu...Ama ne için ya da ne kadar uzun olduğu ya da tatil olup olmadığı aslında çok aklımı karıştırdı...Çünkü tatsız bir bayram başlangıcı yaşadık...Ardından zaten tatilde de tadımız tuzumuz kalmadı...Ara tatile gitmek için yani Maraşın balta girmemiş asosyal Göksun ilçesinden Ankaraya ailemin evine gitmek için dört gözle bekliyordum...Ayrıca yılbaşında bademciklerimin patlaması ve yatakta geçirdiğim 4 iğrenç günde evde yalnız başına çekilmez bir hal aldı ki hayat...hiç sormayın gerisini...Bir an önce hayata dönmek için hastaneden rapor aldım ve kendimi erkenden yollara vurdum...sabahın köründe kapıyı çaldım ve sürpriz yaptım bizimkilere...Neyse tatil başladı sayılır benim için dedim...Ama birkaç gün sonra bayramdan bir gün önce amcamın oğlu ( 46 yaşında) hastanede yatıyordu.Ama kalbi daha fazla dayanamamış bu hayata...Gece ölüm haberi geldi ve özellikle babam çok ama çok üzüldü...İki tane oğlu vardı... Aslında onlar için üzülüyorduk...Amcamın oğlu zaten 60 -70 gündür yatıyormuş...Antalya'dan diğer amcaoğlu aradı ve abisinin ölüm haberini verdi...Ben Ankara dan uzakta olduğum için durumlardan pek haberim olduğu söylenemez...Tabii olaya şaşırdım kaldım...Öyle şen şakrak bir insan nasıl bu yaşta gider diye...Ne yapabilirsiniz ki böyle bir durumda...Ölenle ölünmüyor...Ama ertesi gün bayram...Akraba ziyaretleri falan olur...Olan şuydu : BAŞINIZ SAĞOLSUN...İşte böyle bir tatil başlangıcı oldu...Aslında hayat bazen istemediğiniz olayları çıkarıyor karşınıza ve bu alışılmadık bir durum olmuyor sizin için ama ölüm son nokta olduğu için ne kadar alışmaya çalışsanızda alışamıyor ve kabullenemiyorsunuz... Neyse bu konuyu fazlasıyla uzatmadan kapatıyorum...Gelgelelim başka neler yaptım...Asosyal bir ilçede askerlik yapmak :)) insanı sıkıyor...Yani öğretmensiniz okuldan geliyor ve eve tıkılıp kalıyorsunuz....Çünkü dışarıda yapılacak birşey ya da gidilecek biryer yok...Yani iş ve ev arasında mekik dokuyorsunuz...Geçen dönem bir ara bir spor salonunda body building şampiyonu bir hoca bulduk...Bizim içinde şaşırtıcı bir durumdu...Ev arkadaşımla body yapmaya yani daha doğrusu spor olsun ve kilo almamak ve formda kalmak için bir iki ay gittik... Ama kış gelince salon soğudu ve bizde olaydan iş güç bahanesiyle soğuduk...sonuçta bıraktık...Ama yakın zamanda tekrar başlayacağız...Neyse ben ara tatile geri döneyim...Sinemayı çok severim...Daha önce buralarda yazmıştım film arşivi yaptığımı...300 ün üzerinde VCD,DivX arşivim var...Mp3 ve benzeri avi arşivim de cabası...ama yetmiyor...Ankara'da tatilde neredeyse iki günde bir sinemaya gittim ve ne var ne yok izledim diyebilirim...Yani vizyonda hiçbirşey bırakmadım :))...Babam ve Oğlum,Narnida Günlükleri,Kar ve Kaplan,Münih,....Ama yine de yetmiyor...Sonuçta birazda can sıkıntısı var işin içinde...Şu anda bir birlikteliğim yok...Yani var da yok...Neyse belki can sıkıntılarımdan biri de bundan kaynaklanıyordur dedim...Ama pek öyle de değil...Benim genelde canım sıkkındır zaten...Asabi ve sinirli olmam zaten çocukluktan beridir böyleyimdir...İnsanlar farklı uğraşlarla bu sıkıntılarını giderirler...Bende bazen değişik şeyler aparım... Mesela doğada uzaklara yürüyüş yapar ve yüksek bir tepeye çıkıp bir süre uzanırım otların üzerine ve masmavi gökyüzünü ve de Ankara'yı neredeyse kuşbakışı izler ya da farklı resimlerle farklı şeyler üreterek ya da farklı mekanik tasarımlar yaparım...Daha neler neler...can sıkıntısı işte...Ama gelin görün ki ; bu can sadece sıkılmıyordu...Neyse çokta sıkıcı olmasın yazımız...Buraları atladım diyelim...Ara tatilde birkaç aydır görüşemediğim arkadaşlarla görüşüp muhabbetler ettik...Mesela arto ( bir arkadaşa taktığım lakap) ile buluştuk...Sinema,yemek derken onlara gittik ve kırmızı şarap Lighthouse family - Ocean Drive albümü ve de purolarımızı yakıp gece boyunca muhabbete devam ettik...Ardından ertesi günler yine bazı arkadaşlarla buluşup özellikle ormancılar lokalinde 5 arkadaş rakılar ve biraların etkisiyle ( içki kötüdür, sakın özendirdiğimi düşünmeyin...Ama bende kötüyüm :)) ) üniversite yıllarından muhabbetler ettik.Ama bizim arkadaşlarla muhabbetimiz sadece geyiktir...Arada bir ciddiyet olsa da 3 saat boyunca karnım ağrıyıncaya kadar güldüm..Hatta bazı arkadaşlar masadan kalkıp dışarı çıkmak zorunda kaldı...Neyse tatilin nadir ve güzel anlarından birisiydi...Ankara'nın Sakaryası kafa dağıtmak ve eğlenmek için güzel mekanları olan bir yer...Neyse ve neyse diyerek devam edelim...Ankara'nın karı kışı da farklı oluyor...Bu sene sibiryadan gelen soğukta cabası...Yollar çamurlu kar ve insanlar feryat figan bu ne rezillik diyerek sokaklarda zorlukla yürüyorlar...Kışı çekilmese de Ankara'nın tadı ayrı... Tabii asıl tadın İstanbul,İzmir gibi daha şen şakrak şehirlerde bulunduğunu biliyorum...arkadaşlar Bursa'ya davet ettiler...Öncesinde İstanbul ama dediğim gibi tatsız olaylardan dolayı biryerlere gidemedim ya da zamanlama uymadı...Bu arada ara tatil bahanesiyle annem kolumdan tuttu ve sağlığına hiç ama hiç dikkat etmeyen bendenizi sürükleyerek diş doktoruna götürdü...İki dişe dolgu ve kanal tedavisi yaptırdım...İşte bu yüzden sevmem doktorları ya da hastaneleri...İllaha da bişey bulacaklar sizde...Bende genelde sağlığıma dikkat etmem ve bu nedenle dişçiye baya bi para bayılmak zorunda kaldım :((( ...Amaaan ne sağlığı canım biraz salaş yaşamak lazım diyorsunuz...Ama gençlikte, yaşlandıkça sağlığın ve hayatın değerini anlayıp doktor doktor geziyorsunuz...Neyse ben böyle salaş olmayı seviyorum...Bırakın öyle kalsın...Sonuçta ara tatilde sağlık problemlerimin bir kısmını da aradan çıkardık diyebilirim... Gel zaman git zaman herkesin farklı işleri güçleri ve planları var...Sonuçta arkadaşlarla görüşmek zor oluyordu...birde tatil uzayınca bir hafta o sın bir hafta...Çooook sıkıldım...Düşünün bir an önce dönmeyi ve işin gücün yine başımdan aşkın olmasını istedim...anlayacağınız sıkıldım ben bu ara tatilden...Yeri geldi eğlendim ama yeri geldi çook sıkıldım...Neyse artık fani işlere geri döndüm... Göksuna yani...Saat sabahın 5:00 ı otobüste bir se yükseldi...Göksuuun...Hemen uyandım ve eşyaları aldım...Otobüsten indim -7 dereceym,iş hava...Valizlerle eve geldim...Yollar buz...Ev dışarıdan daha soğuk...İşte gerçek hayata geri döndüm dedim...Neyse valizleri yerleştirip uyudum...Pazar sabahı gelmiştim...Ertesi gün okula gittik ev arkadaşımla...Müdür beyin odasına kadar kimsecikler yok ortalıkta...Acaba birgün önce haberleri mi kaçırdık...Yani tatil mi oldu yine...Bizim haberimiz mi yok...Hayır, liselerde sorumluluk sınavları haftasıymış...Neyse o gün 2 saat bekledik ve ikinci dönemin öğretmenler toplantısı falan filan...Derken okula da yeni bilgisayarlar gelmiş LCD ekranlar falan...Alsana iş güç ...Şimdi onları kuracağım,ağı kuracağım,programlar yükleyeceğim...Müdürün ısrarı hala sürüyor ve okula web sitesi yapacağım...Ayrıca ikinci dönem dersleri için planlar hazırlamam lazım...Alın işte iş başımdan aştı...Yine günün 24 saatinin 20 saatinde gözleri faltaşı gibi açıp bu fani işlere kafayı gömüp hayatın akışına somutluğuna bırakacağım kendimi ve anlamını sürekli sorgulamaktan vazgeçeceğim :))) Ne kadar basit hayat aslında...Sizi meşgul ettikçe hiçbir sorun yok...Ama sizin kendi hayatınızla ilgili bir sorun yok...ama bir boş anınızda kafanız farklı diyarlara götürüyor sizi...Döndük yine buralara...


ÖFFFFFFFFFF....YETEERRR...Çok yazdım...Bir çay sigara molası... Hadi şimdilik EYWALLAH...
|
• 2006-02-09 16:12:57 - oooo..... yeni dönemin ilk yazısıı..:)
başın saolsun..
geçmişş olsunnn ( diş için:))
allah sabır versnn.... ( işlern başından aşkın yaaa ondann)
(: (: (: (:
eğlenceli bi yazı olmşş bikaç satır hariççç... we resmlerrrr dee çokk şeker olmşş yazıyla.. hehee .. hoşşşşşçakall
hee bi de şuna katılıyorum...
iş güç olunca hayat basit.. ama boş kalıncaaaa uzaklara dalıpp dalıpp gidiyoruzzzzzzzz..... kiii en basit örneğii ben (:
baş baş..