
Tekrar tekrar ve yine merhabalar...Boş beleş işlerle uğraşan ve burada bu yazıları okuyup vakit kaybeden fani ve hayatta garip kaldığını zanneden blogcular...Çok mu kaba oldum... Zannetmiyorum... Çünkü öyle olduğunuz ortada...Hangi bloğa gözatsam ; bir serzeniş,bir sızlanma,bir aşk acısı şiiri,bir batı özentisi, bir başka başka yerlerden alınmış güzel resimleri sergileme yarışıdır gidiyor... Ne oluyor bu adamlara diyorum...Sonra kendi yazdıklarıma bakıyorum...Tamam bende de benzer yönler var...Ama çokta o tür şeylerle işim olmadığını görüyorum...Mümkün olduğunca blog denilen şeyin anlamına dönük işler yapmaya çalışıyorum...Yani bana verilen alanı kendimle dolduruyorum...Başkalarından çalmamaya özen gösteriyorum...Neyse şu an söylediklerinizi de duymuyor değilmi...Siz şimdi amaaaannn sende ....Yani çokta tınnnn...Ama sadece tınnn değil...Bazı noktalarda tınmadan da olmuyor...O noktalarda isyan edip döküyorsunuz içinizi...Neyse bu yazıyı insanları kırmak ya da bu blog işinden soğutmak için yazmıyorum...Ben asıl konuma döneyim...birkaç gün önce ev arkadaşımın bir arkadaşı geldi İstanbul'dan...İsim kullanmıyorum...Yani sahte bir isim olsun...Mesela ismi ; Abuzeddin-i Gulyabani-i Serde Dertetmez-de Diago Armando Maradona olsun mu ? Evet bence de olmasın...Mesela ismi; Ali olsun...Özeli çokta kurcalamadan size bu arkadaşın hayat hikayesinden bahsedeceğim...Neden mi? Baya etkilendim aslında...Neyse herzamanki gibi uzatıp uzatıp konuya dönüş yapmaya çalışayım...Bakalım uzatmadan dönebilecek miyim :))) Ah ben yok muyum ben :::P Salak gibi oldum...Uykusuzluktan kusura bakmayın...
Geçenlerde okuldan eve geldim.Tabii 8 saat ayakta ders anlat...Bir de ölü bilgisayarları tekrar hayata getirmekte cabası...Dersin ortasında sistem kurmalar...Öfff işe bak...Neyse sonuçta mutlu an geldi ve son zil çaldı...Eve zor attım kendimi...Yorgunluktan ve sabahın 5 inde uyuyup 7 sinde uyanmaktan olsa gerek hemen zıbarayım dedim.Yatağın yanında benim PC duruyor...Ali de MSN den arkadaşlarıyla konuşuyordu...Yatağa girdim ve biraz muhabbet edip uyurum dedim.Ama nafile... Muhabbet öyle bir noktaya geldi ki...Beyin mıcıklaması geçirdim...Eleman evlatlık olduğunu ve.....HAYAT HİKAYESİ ŞÖYLE ;
ALi denilen bu arkadaş bir ilimizin küçük bir ilçesinde, ailenin 10. çocuğu olarak doğmuş... Ama şanssız bir dönemde doğmuş...Çünkü babası o doğduğu zamanlarda işler yolunda gitmemiş ve iflas etmiş... Yani bizim eleman tam takır kuru bakır bir aile de doğmuş...Aslında babasının durumu iyimiş... Ama iflas herşeyi silip süpürmüş...Neyse 9 çocuğuna bakabilen bu şahsiyet ; bu son çocuğa yani Ali 'ye bakamayacağını düşünüp onu yurda vermiş... Olaya bak.yaaa...Sen 9 çocuğa bak 1 tanesi sana fazla gelsin...Neyse sonuçta Ali hayata yurtta devam etmiş...Ama çok kısa bir sürede bir aile Ali'yi evlatlık almış...Ali o zaman hhhımmm 1,5 yaşındaymış...Ali çok zor zamanlar geçirmedim diyor...Yeni ailesi Ali'yi kendi çocuklarıymış gibi sevmiş ve büyütmüş...Ama öyle bir an gelmişki ; eski ailesinin durumu düzelmiş ve akıllarına Ali'yi aramak gelmiş...Sonuçta uzun takipler sonucunda aramışlar aramışlar aramışlaaaaarrr... Sonunda onu bulmuşlar...Ama bilin bakalım nerde bulmuşlar...Tam burunlarının dibinde çocuklarını 15 sene sonra bulmuşlar...Yani eski babasının eski ve samimi arkadaşlarından ve yakın köylülerinden birisi olan yeni babasıyla bulmuşlar Ali'yi...Eski ve yeni aileside şaşırmış bu duruma... Yani çocukları burunlarının ucunda büyümüş...Ama ne çocuğun ne de ailelerin durumdan haberleri yok...Neyse sonuçta Ali eski ailesinin onu bulması sonucunda çok büyük bir bunalıma girmiş.Çünkü evlatlık olduğunu ve olayların iç yüzünü öğrenince insanın normal tepkiler vermemesi normaldir...Neyse bizimki lise de okuyormuş o ara....Okulu bırakmış...Bir dönemlik bırakmış ama...Sonra geri dönmüş... Ama dönene kadar da bu durumdan kaynaklanan psikolojik sorunları için psikologların kapısını aşındırmış...Neyse o aralar eski babası kanserden vefaat etmiş...Derken bir iki seneye de yeni babası vefaat etmiş...O da kanser gibi bir nedenden ölmüş...amaannn nedeni önemli mi sanki...Sonuçta girdiğimiz yerdeki bir çukur ve üzerimize dökülen topraktan ibaret olan bir yer değil mi ???...Ali eski ailesindeki 9 kardeşiyle konuşmuş kucaklaşmış...Hala da görüşürlermiş... Ama Ali şu anda yeni annesi ile birlikte oturuyormuş ve evlerine yakın bir belediye de inşaat işleri ama çizim ve proje işleri gibi işlerle uğraşıyormuş...Sonuçta Ali'nin bizde misafir kaldığı 4 günün 3. gününde ve tam yorgun argın işten gelmiş ve uyuyacağım sırada, o ilginç hayat hikayesini 15 dakika içinde kendini tutan hüzünlü gözlerle anlatması...Ali'nin gözlerinin dolduğunu görüyordum.Ama benimde içim dolmuştu...İnsan empati kurduğu zaman ve olayın içinde hissettiğinde kendini...İşte o zaman tüyleri diken diken oluyor...Gerçekten bir insanı 3-5 günde az çok tanıyorsunuz...Ama ilk defa böyle trajik bir tanışma faslım oldu diyebilirim...Yani tanışma derken ; tam anlamıyla tanışmaktan bahsediyorum...Neyse bu hikayeyi Ali'den dinledim ve fazla tepki vermemeye özen gösterek ; yani eski ailesi hakkında ona haksızlık ettikleri konusunda falan...Hikaye bitiminde birkaç cümle kurabildim ve yatağın içine gömüldüm.Bunları söylememin nedeni ; o tür trajik bir hayat yaşayan insanı ne kadar anlayabilir ya da ona nasıl bir yardım da bulunabilirsiniz !!! Bende bu hikayeyi paylaşma gereği duymamın bana ya da sizlere ne faydası dokunacağını bilmiyorum...
Ama bu blog hayatın anlamından ve hayat hikayelerinden oluşan bir blok...Ne kadar sizi tatmin eder bilemem ama benim sabahın 04:43 ünde buraya yazmamı ve bazı şeyleri paylaştığımı düşünmemi sağlıyor...Saçma ya da güsel...Nasıl olduğu önemli değil..Hayatta hiçbirşeyi çekinmeden paylaşırım... Yeter ki ; kimseye zarar vermeden ve sadece kendim olarak paylaşabileyim... Bugünlükte bu kadar dostlar...Yarın toplantım var...Müdür,3. toplantıda da birkaç dökümanla gitmezsem bana bişeyler söyleyebilir... Artık yatma zamanı...:))) Hadi herkes kendine iyi baksın...Başka bir hayat hikayesi ya da bir yudum insanda diyelim, buluşmak dileğiyle...GOOD NIGHT EVERYONE...EYWALLAH...
|
• 2006-03-30 22:45:23 - Başlıksız Yorum
ifade etmişsin frekanslarımın tamamen seninle uyduğunu düşünüyorum
iyi ki senin bloguna yorum bırakmışım ya sen ne güzel insansın duyarlı sevecen
ve sıcak sonra alinin hikayesi cevremizde her gün binlerce hüzünlü hikaye var
seninde kendince hüzünlü hikayelerin vardır. bende dertlenip elemlendiğimde
saldırıyorum yazına senin tavsiyene uyarak askiye dönük yazını okudum
demek ki diyğerlerini okuyarak seni daha iyi tanıycam olsun
ben mutluyum ne de olsa kendim gibi bir kaçık buldum ya değme
benim keyfime bıraktığın yorumda keyfimi arttırdı
ilk atlayacağım blogsun bilesin hadi kal sağlıcakla selam ve dua ile
:)))