AYDAKİ ADAM

Köhne ve ahşap yıkıntılara benziyordu, sessiz ve soluksuz kalmış kuru toprağın üzerinde, çatısız bir ev ki ; yıldızlara bakar gözlerim, Gece gündüz uzanınca yatağa, Çaput gibi duran tül perdeler gelir aklıma,
Bir türlü takmadığım camsız pencerelerine, Ne güzel yapıdır aydaki mekanım...
Uzun yüryüşlerde hep aynı yere dönerim, bir ben bir ben daha, kimsecikler yok benden başka, Ne güzel ıssızlıktır bu, Yalnızlığın tadı da bir başka bu yerde, Yalnız bir yalnız daha eder iki yalnız :))... Yalnız dünyam var yanımda,
Renklerin olmadığı bir renk düşünün, Aslında karanlığın rengi siyah, Ama buradaki renk ne kara ne siyah, Bir güneş geliyor rengim değişiyor... Bir güneş gidiyor rengim değişiyor... Renksiz renkler var burada...
Açlıktan ölür insan burada :)) Ne bir ağaç ne bir meyve!!! Ne bir damla su ne de bir lokma ekmek bulamazsınız, MC Donalds bile elini çekmiş buralardan :))) Halbuki Cola arabası bile sütçüden önce gelirmiş, Eski bakkalımız Apollo 13 'imiş :)) Açlığın tadı bile başka güzelmiş...
Çırılçıplak koşası geliyor insanın... Boş sokaklar,asfaltsız yollar,Çakır çukur tepeler... Ne yersen ye; tüy gibi hafifsin orada, Yerde çekici gelmiyor :)) , Belkide gücü yetmiyor seni çekmeye toprağa... Sürekli koşasım,Zıplayasım göklere... Kıpır kıpır içim durmayasım geliyor burada...
Her tür müziği dinledim dünyada, Ama hiçbiri bu kadar sessiz ve tatlı gelmedi, Bu kadar anlamlı olamadılar... Dinlediğim tek ses,oksijensiz soluk alışlarımdı... Soluk borum yanıncaya dek içime çektim oksijensizliği...
Doğa bir başka güzeldi bu kuru,soğuk ve soluksuz topraklarda...
Toprakta demem de dünya dilimdendir... Ne olduğu belirsizdir oradaki maddelerin, Sen de; yıllanmış bir kaya parçası, Ben diyeyim; şarap tadında bir düş...
Yalnız topraklara,yalnız ayak basmak gibi birşey... Toprağa basıp iz bırakamadığınız bir yer orası... O da sizde iz bırakmıyor, Ne dünyevi ne değil, Bir başka memleket burası, Ne sizin bildiğiniz Ne de benim anlattığım gibi değil...
Ben burda yaşar gibi anlattım size, Siz inanmayın gelin görün birde, Kuş uçmaz kervan geçmez deyince, Hep aklıma geliverir düşlerimde... ayda gezen bir adam, bir düşmüş aslında, Ben o düşün içindeki adam olsam da :))
Artık Ayrılık vakti geldi mektubumun son satırlarından, Eşi dostu selamlarım en güzelinden, Küçüklerinde gözlerinden öperim, Postahane mekiği gelir şimdi veririm... Postacı abi; tez gavuştur mektubumu Discovery Channel 'e :)) Okusunlar bir belgeselde ingilişçeylen karışık İzlesinler,dinlesinler Anam,Babam,ablam kablolu Tv'den :))) ... Ağlasınlar,inlesinler sevdiklerim bensizlikten :))) eheuhehhe
Written by cathedral ( Sallayan kişi desek daha doğru olur :)) ( Kendimi çok içi boş ve bir o kadar hoş gördüm kuzum ahahaaha :)) )
|