Sizlere son kez MERHABA demek istiyorum blogcu ailesi ve burayı şanseseri de olsa görmüş,sabredip okumuş,ilgi göstermiş herkese...
Ben,anlatabildiklerimi anlattım tüm çıplaklığıyla hayatımdan, kendimce,çocukça,gençce,olgunca,yaşlıca,basit sözcüklerle,içten, gelişigüzel yaşadığım güzel-kötü anları,anıları,aşkları,arkadaşları,dostları,... Kısaca hayat tecrübemden,hayattan bir kare de ben fotoğraf çekmeye çalıştım elimden geldiği kadarıyla... Ama kimseciklerden çekinmeden hayata dair herşeyi/herşeyimi paylaşmaya çalıştım sizlerle... Seven de oldu sevmeyen de yazılarımı ya da beni... Ama bloğu bir günlük edasıyla yazan ve yazdıklarını silmeyi düşünmeyen bir ben var ve bence de yaşanmış artık,yazdık artık,oldu bir kere :)) 2005 - 2006 yıllarında Asker-öğretmen olarak görev yaptığım Kahramanmaraş'ın Göksun adlı küçük ve soğuk ilçesinde başladım şanseseri bu fotoğrafı çekmeye, ve sonrasında yazma alışkanlığı kazanınca parmaklarım, 2006 - 2007 yıllarında Ankara ve sonrasında Bursa'nın MustafaKemalPaşa ilçesinde devam ettim hem işime hem paylaşımlarıma... Son olarak 2007 - 2008 yıllarında İstanbul'a tayin haberimle geldim ve burdaki birkaç anıdan sonra noktalamış olduk bloğumuzu... Kırdıysak,üzdüysek,incittiysek bilmeden...kıssadan hisse ; sülçi lisan ettiysek affola derler ya !!! Buradan birçok insan-düşünce tanıdım,hatta burasıyla da birçok insanı tanıştırdım (blogcuya reklam yaptım binevi :) )... Şimdi sona geldik dediysekte ; Yorumlara mutlaka bakıp geri dönütlerim olacak...Ama bir yazı daha eklemeyeceğim artık...Bu yolculuk,bu düşünce yığınlarının son adımını attı artık ki bu "düş güncemdeki kanadı kırık kuş" için yeterli sanırım...Artık bu düşünce kuşunun kanatları burada kırılmış da diyebiliriz :) ... Göçleri hayatta başka yerlere başka yönlere olması gerekiyor. Belki yürüyerek gitmesi gerekecek,ama gidecek. Öncelikle bizlere böyle bir hizmet sunduğu için blogcu.com 'a Sonrasında Anlayışınız ve anlattıklarınız için sizlere Teşekkür ediyorum. Artık gitme vakti gelmiştir kanımca... Sizlere yine aklımdan o an geçen kelimeleri bir araya getirmeye çalışıpta, kafiyeleştirmek için atıp tuttuğum alfabeyle, bir şiirle veda edeyim :)) YOLCULUĞUN SONU OLMAZ, YİNE BİR SICAK MEMLEKET BULACAKTIR KUŞLAR...
GÖÇ ZAMANI Kırık bir kanatla hayata bağlı yaşayan kuşun, Gözyaşlarıdır gecenin karanlığına düşen, Göçen kuşları izlemek acıların en büyüğüdür, Bu mevsimde rüzgara inat, kanat çırpmak vardı... Kanat kanata göçte olanların yanında,göçmek sıcak bir diyara... Kanadın kırıldığı bilinmez ama!!! Düştüğü yerden kalkamaz hiçbir canlı bir daha, Eğer vurulmuşsa, ağır geliyorsa üzerindeki can, Vermelidir artık,geldiği yere kendini. Doğrulamaz kendince, dönemez tekrar yoluna, Vurulmuştur,yaralıdır bir yanı,kırıktır kolu kanadı. Kalkamaz ayakları üzerine hiçbir son. Göç başlamıştır belkide ömürden, Kanatlar yorulmuştur çırpınmaktan... Yürek atmıştır atacağı kadar, Tutturduğu kadarıyla beyhude, Tutturamadıkları ise; içinde bir uhte... Yürümüştür sonuna kadar bildiği dünyanın, Ne yürünecek yol ne de bilinecek şey... kalmıştır, Ne herşeyi alabilmiş ne de aidiyet hissi verebilmiştir, Bir ömür dünyadan yetim gitmiştir. Benim de söyleceklerim var demiştir hayata... Anlatmıştır akıldan,ağızdan,avazı çıktığı kadarıyla, Anladığınız kadarıyla bir ömür geçmiştir bu yollardan, O da aramıştır hakikatı hakikatten. Birşey bulamamış aksine bir "şey" onu bulmuştur. Aydınlığı karanlık bürüyecektir artık, Açılmayacaktır gözkapakları güneşın ışıklarına. Gülemeyecek,ağlayamayacak, tadamayacak,duyamayacaktır artık. O artık soluk alıp vermeyecek, Yarın gündoğumunu göremeyecek, Bir duvar kadar ölü ve yerinde duracaktır. Filmin son sahnesindeydi hakikat, Ait olduğu yeri bulacaktır her mahlukat. Gel gör ki; Cathedral'im her can ermez bu sırra... Bende gelirim ben de geçerim,ağlama :)) Su çatlağını bulurken, Hayata dair düşüncelerin kurdukları son cümlenin noktası (.) koyulurken, insan da asıl huzuru bulacaktır.
Şurada yazdığım; üç-beş cümle anlatımım, Okuyana da okumayana da Teşekkürü taksitle borçlanırım :)) Sen nereye yazarsan yaz mümkünse bakmaya çalışırım, Bu kadar yaptığımız muhabbetin hatrına, Hiç merak etme, elbet dönüp düşüncelerine de bir yorum bırakırım... ve bu son yazımla ölüp,yine bununla doğacağım güne... Şairin son şiiri olmaz ya! yazıp çizdiği varsa, hala hayattaysa elleri... Aslında ben ne şair ne de şiir olabildim hayatta, hani üstadlara hakaret olur bu sıfatları kendime yakıştırmam ya da yapıştırmam diye demiyorum kendime şair... Ama hiç susmadım,susturmadım ellerimi, Göç etme zamanı gelmiş işte,şair de şiir de olsa durmaz artık bu güncede, Hani bir tekerlemeydi e-günlüğüme ( blog :)) ) bıraktığınız yorumlarınızda, Sepet sepet yumurta, Sakın CATHEDRAL'i unutma :))
Written by CATHEDRAL

... Çiko & Ben & biraz gitar arpeji ...
Yine başa dönüp roman gibi yazmalar gelmiş gider ayak... En iyisi fazla uzatmadan kısa keseyim, Hadi kalın sağlıcakla Blogcu familyası, Son kez şu kalıp cümleyle kapatayım bloğu... Papa,oğlu ve kısı bide kutsal ruhları adına kutsadım hepinizi ... Kalın sağlıcakla...
|